 NEVERTHELESS, medya ve reklam dünyasının damgasını vurduğu, genellikle ‘ruhsuz’ ve yüzeysel bir çehreye sahip çağımızda, tinselliğin nasıl oluyor da kendisini buna rağmen, radikal felsefe biçimleri (yeniden yoğun bir biçimde Hegel’i referans alarak) ve sanatta, yani yaratıcı ruhsal güçte, açığa vurabildiğini sorguluyor.
Sergi, sözkonusu bu eğilimi temsilen, “sanatın tinselliğine” (Wassily Kandisky) gözardı edilmesi mümkün olmayan bir pürizmle hissedilir ivmeler kazandırma cesaretini gösteren uluslararası yedi sanatçıyı tanıtıyor. Sanatçıların her biri, şu veya bu şekilde, içsel bir ilkeye ve çizim sanatının kafa ve el arasındaki karşılıklı etkileşimine güveniyorlar. Sanatçıların eserleri, değişmekte olan çağımızın ruhunu şekillendiren daha çok anti-materyalist bir içeriğe işaret ederken, eğlence toplumuna yönelik kuşkuları, kaba bir şekilde propagandaya indirgemeden dile getiriyor. Bu akımın hedeflerini, dış dünyanın taklit edilmesi ya da belgeselcilik değil, aksine, parıldayan çizgiler ve içe dönük bir nüansta manifestosunu bulan rafine duyguların kendine has dünyasına yönelik arayışı oluşturuyor.
NEVERTHELESS, Berlin Belediye Senatosu Kültür İşleri Dairesi’nin desteğiyle gerçekleştirilmiştir.
NEVERTHELESS
Sergi; Tomislav Ceranic, Motoko Dobashi, Katja Eckert, Olaf Holzapfel, Sebastian Hammwöhner, John Kleckner ve Roland Stratmann’ın eserlerinden oluşmaktadır.
11 Temmuz – 3 Ağustos 2008, Studio 1
Açıış: 10 Temmuz 2008, perşembe, saat 19.00
|
 MARKUS DEGERMAN, eserlerinde mimari ve tasarım öğeleriyle deneyler gerçekleştiriyor. Sanatçı; kamusal, kentsel ve kurumsal mekanlara müdahale ederek bunları mercek altına alıyor. Degermann, „No matter how hard you work...“ adlı yerleştirmesinde, değişik ortamların mimari öğelerini yeniden inşa edip heykelimsi nesneleri sergi mekanına koyuyor: Örneğin U şeklindeki, üzerinde yürünebilir tekerlekli sandalye rampasını andıran demir parmaklıklı bir strüktür sergi mekanının ortasındaki sütunların çevresinden dolanıyor; ya da kaba elyaftan kağıtla kaplanmış bir duvardaki daire biçimindeki kemerli kapı, günümüzde belli gastronomi tesislerine özgü kitsch ile ilintilendirilen 1980’lerin sevilen bir mimari ayrıntısına göndermede bulunuyor. Sözkonusu nesne, bu bağlamdan koparıldığında ise cool bir tasarım objesi etkisini uyandırıyor. Serginin bir diğer parçasını, geçmişte, eski tarihi binalarda zevkle döşenmiş dairelerde kullanılan pencere parmaklıkları oluşturuyor: Günümüzde modern binaların pencerelerine yapıştırılan bu plastik taklitler de artık kötü zevkin simgeleri haline gelmiş durumda.
Markus Degermann, stilist örnekleriyle, estetik diskurlar olarak mimari ve tasarım sanatının, politik ve toplumsal diskurlarla karşılıklı bir ilişki içinde olduğunun altını çizerken, bu nedenden dolayı sürekli bir değişime de maruz kaldıklarını gösteriyor. „No matter how hard you work...“, ‘nitelik’ ya da ‘değer’ gibi kavramlara farklı yaklaşım potansiyellerini, özgün estetik ve politik bağlamlarda ele almayı deniyor.
Markus Degermann, Stockholm’da bulunan International Artists Studio Program in Sweden (IASPIS) kurumunun burslu sanatçısıdır.
Markus Degerman
„No matter how hard you work to bring things up, there’s someone out there working just as hard, to bring them down“
11 – 27 Temmuz 2008, Studio 3
Açılış: 10 Temmuz 2008, perşembe, saat 19.00
|
Ulrich Polster / Christine Scherrer | + |
 ZAUM MATERIAL II, ULRİCH POSTER (video) ile CHRİSTİNE SCHERRER (sound)’in, 3 x 3 boyutlu bir görüntü mekanı ile bir projeksiyona ayrılmış, on kanallı bir video/sound yerleştirmesidir. Klasik triptikon formatına dayanan her bir görüntü mekanı burada dijital dönüşüme uğramaktadır. Belleğin belirlenemezliğini simgeleyen tek tek parçaların ve fragmanların koreografisi şeklinde düzenlenen eser, biçimsel olarak opera sanatına gönderme yapmaktadır. Video sekansları ve sound’un içiçe geçtiği karşılıklı etkileşim, insana ait duyguların yolaçtığı çelişkileri ve bu duyguların tepetaklak olduğu, karşıtlarına dönüştüğü ve duygusal uçurumlara açıldığı anları yansıtıyor. Görselliğin güzelliği bu bağlamda aküstik olanla kırılırken, ilk bakışta zincirlerinden boşanmış gibi gözüken görüntüler ‚gemleniyor’ ve sound neredeyse elle tutulabilir bir somutlukta algılanabilir kılınıyor.
Polster ve Scherrer’in, toplumsal kurumların çöküşü bağlamında, duygusal tecriti, topluluğa yönelik arayışı ve toplumsal katılımı gösterme biçimleri, ZAUM MATERİAL II çalışmasını, bir yandan içinde çatışma potansiyeli barındıran estetik bir tecrübe haline getirirken, diğer yandan da belleğin güzelliğine göndermede bulunuyor.
ZAUM MATERIAL II sergisi, Berlin Belediye Senatosu Kültür İşleri Dairesi’nin desteğiyle gerçekleştirilmiştir.
ZAUM MATERIAL II
Ulrich Polster / Christine Scherrer
11 – 27 Temmuz 2008, Studio 2
Açılış: 10 Temmuz 2008, perşembe, saat 19.00
|
|